PEKMEZ YAPTIK..



Geçen hafta söylediğim gibi haftasonu köye gidip pekmez yaptık. Aslında biz pazar günü gidecektik ama cumartesi akşamı ani bir kararla saat 22:30 gibi yola koyulduk.. Gittiğimizde üzümler toplanmış, şıralar hazırlanmış, kazanlarda kaynıyordu. Ben o aşamadan itibaren fotoğraf çekmeye başladım, ama, ertesi gün tekrar üzüm toplanıp aynı işlemler yapıldığı için baştan itibaren çektim fotoğrafları.. Bu yüzden koyduğum fotoğrafların bir kısmı geceye, bir kısmı gündüze ait.. Daha önceki senelerde pekmezin yapım aşamalarını görmemiştim, sadece yapılmış, soğumuş pekmezler şişelere konulurken izlemiştim. Ama bu kez neredeyse tüm aşamalarını öğrendim. Çok zahmetli ve uzuuun bir süreç.. Babam, eşimin kuzeni, eniştesi tüm gece uyumamış, annemler de sabaha karşı yatabilmişler.. Yorucu olmasına rağmen bence çok güzeldi.
Toplanan üzümler çuvallara konulup, römork üzerine serilen büyük poşetin üzerine yerleştirildi.
Üzüm çiğnemek için alınan çizmeler giyildi..
Üzümler çiğnendi....
Çiğnendi...
Bir çuval tam 20 dakika boyunca çiğnendi..
Üzüm şırası poşetten kazanlara döküldü..
Kazandaki şıra süzülerek başka kazana aktarıldı..
Toprak kazılarak uzunca bir çukur oluşturuldu, orada yakılan ateş üzerine, süzülen şıra kazanı yerleştirildi.. İçine beyaz toprak atıldı..
Kaynamaya başlayan şıralar taşmasın diye başında beklendi..

Kabaran köpüklerin taşmasını engellemek için karıştırıldı..
Büyük kevgirlerle havalanması sağlandı..

Olduğuna karar verilince ateşten alınıp, soğuması ve toprağın tabana çökmesi beklendi.. Ateşten alınınca hemen içine 3 litre şıra, 1 litre su eklendi..
Bu sürenin sonunda dinlenen şıra kazandan, daha yayvan başka kazana aktarıldı..
Ve yine kaynamaya bırakıldı..Taşmaması için yine büyük kevgirlerle havalandırıldı..
Pekmez experimiz kontrol etti:)
Üzerindeki köpükler sarardığı zaman pekmez olmuş demekmiş..( sanırım 4-5 saat kaynaması gerekiyormuş bu duruma gelmesi için..)
Eşim ve babam soğuması için kenara alınan pekmezin koyuluğunu pekmez ölçer(?) le kontrol etti.. Veee pekmezimiz hazır..
Pekmez yapımında çoook sevdiğimiz dedemiz ve anneannemiz de yanımızdaydı..
Tabi yemek de lazım di mi:) Oğlum ve annem gözleme yapmak için hamur yoğurdu..
Sevinç Yengemiz iç malzemelerini hazırladı..
Ve hep birlikte gözlemeler pişirildi..
Çook lezzetliydi gözlemeler..

9 yorum:

Adsız dedi ki...
5 Ekim 2009 21:53

1 ton üzümden ancak 150-200 kilo pekmez çıkması işin vahim tarafı tabiki ayrıca 400 kiloya yakın odun yakılmış yorguluğunsa haddi hesabı yookk ama herşeye rağmen çok güzel bir hafta sonu olmuş.
Yapımda emeği geçenlere teşekkürler.

yasemincelezzetler dedi ki...
6 Ekim 2009 00:41

haklısınız, kaliteli ve halis pekmez elde etmenin bedelini yazdıklarınız çok güzel açıklıyor. Ama ailece geçirilen zaman ve bir şey üretmenin zevki herşeye değiyor..

AyşeGül mutfakta dedi ki...
6 Ekim 2009 21:49

yapımı ne kadar zahmetli ama mucize bir nimet benim çocuğumda besin allerjisi vardı herşey yasaktı.. pekmezle büyüdü desem yalan olmaz.. ellerinize sağlık, yiyenlere yarasın :)

yasemincelezzetler dedi ki...
6 Ekim 2009 23:53

çok teşekkürler.. haklısın yapımı zahmetli ama söylediğin gibi bir mucize..

Adsız dedi ki...
7 Ekim 2009 14:51

ben sevinç yengen çekimlerin çok güzel vede çok duygulandım inamassın ağladım çok çok teşekkür ederim gözlerinden öperimellerine sağlık

yasemincelezzetler dedi ki...
7 Ekim 2009 18:41

yorumun için çoook teşekkür ederim, sayenizde ben de çok güzel bir hafta sonu geçirmiş oldum, bunun için ayrıca teşekkür ediyorum..

medura dedi ki...
8 Ekim 2009 10:18

Özellikle anneannen ve dedeni çok sevdim :) Selamlarımı söyle görürsen.
Köyünüz nerede?

yasemincelezzetler dedi ki...
8 Ekim 2009 16:12

Biz de çoook seviyoruz onları..:) tabi söylerim selamlarını.Köyümüz Denizli Karahöyühavşarı..

Adsız dedi ki...
23 Ekim 2009 23:37

arkadaşım harika bir resimleme,afiyetler olsun,bence tüm yorgunluğa deeğr...sevgiler

nurdaninmutfagi.blogcu.com

Yorum Gönder